Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Kuzey Irak
konusunda ABD ile gizli anlaşma yapıldığı iddialarına ilişkin olarak,
''Bunların hepsi yalandır, aslı yoktur'' dedi.
Gül, partisinin dün düzenlediği miting için geldiği Kayseri'de, Fuar
Kültür Merkezinde gazetecilerin Kuzey Irak konusunda ABD ile gizli
anlaşma yapıldığı iddialarına ilişkin sorularını yanıtladı. İddiaların
gerçeği yansıtmadığını belirten Gül, şöyle konuştu:
''Bunların hepsi yalandır, aslı yoktur. ABD ile gizli bir anlaşma
yapacağız, böyle şey olur mu? Onları işbirliğine zorlamak için elimizden
geleni yapıyoruz. ABD ile anlaşma yaparsak bunların hepsi devletin
kayıtlarında olur. Bunların hepsi devletin zabıtlarında olur ve bunların
hepsi devletin ilgili makamları tarafından bilinir. Bunlar bu kadar
açıktır. Bunların dışında söylenenlerin hepsi, milli menfaatlerimizi,
çıkarlarımızı bile politikaya alet etmeye çalışan insanların yaptığı
iftiralardır, yalanlardır. Çok üzücüdür.''
Gül, ABD'nin teklif ettiği parayı seçim istismarı olabileceğini
düşündükleri için almadıklarını söyledi.
Ana Muhalefet Partisi lideri Deniz Baykal'ın açıklamalarına karşılık
veren Abdullah Gül, "Ana Muhalefet Partisi liderine hiç yakıştıramadım.
Bu ülkenin Dışişleri Bakanı olarak tekrar açıklıyorum. Böyle bir anlaşma
söz konusu değildir. Irak Savaşı'ndan birçok ülke zararlı çıkmıştır.
Türkiye de zararlı çıkmıştır. Birçok ülke savaştan zararlı çıktığını
söyleyerek ABD'yi sorumlu tutmuş, bir nevi tazminat, maddi yardım
almıştır. En az 10 yıl boyunca sınır kapılarımız kapalı kaldı. Ticaret,
ihracat yapamadık.
PARAYI KABUL ETMEDİK
ABD birçok ülkeye yaptığı gibi Türkiye'ye de maddi yardımda bulunmak
istemiştir. Tabii ki almak isteriz. Kayıplarımız olurken 'Biz para
almayacağız' mı diyeceğiz. Amerikan senatosu şöyle bir karar almış. Eğer
Türkiye, Irak'a herhangi bir şekilde müdahale ederse yapılan yardımlar
kesilir. Bunun siyasi istismar konusu olabileceğini düşündüğümüz için
biz bu parayı almaktan vazgeçtik. Almış olsak bile böyle bir şey söz
konusu değildi. Biz istediğimiz anda istediğimiz şeyi yapardık. Para
vermezlerse de vermezlerdi. Seçim kampanyasında savaş çığlıkları atanlar
şehitleri, gazileri vicdanlarında hissetmeyenlerdir. Hatta daha çok
şehit cenazesi olsun da hükümet daha çok yıpransın düşüncesi içerisinde
olanlardır" ifadelerini kullandı.
O ZAMAN PİYASADA İP Mİ YOKTU
İmralı'da mahkeme idam kararını verdiğinde iktidarda kimler vardı? Açın
meclis zabıtlarına bakın. Böyle siyaset olmaz. Böyle millete hizmet
olmaz. Yalanla dolanla seçim kazanılmaz. Hala onun suçluluğunu
hissediyorlar. Gördüğüm kadarıyla Erzurum'da böyle ip fırlatıyorlar. O
zaman
Türkiye'de, piyasada ip yok muydu. Onun için bunları Devlet Bahçeli'ye
yakıştıramadım" şeklinde konuştu.