Kategoriler

#Revir
#Gündem

Astma, Alerji ve Spor  QR Code

Google > Astma, Alerji ve Spor

Astma, Alerji ve Spor

Hazırlayanlar : Prof. Dr. A. Fuat Kalyoncu
Türk Akciğer Hastalıkları Vakfı

Egzersiz sonucu gelişen bronş sistemindeki yaygın spazm (bronkospazm) ve buna bağlı nefes darlığı. astmalılar için çok karakteristik bir bulgudur. Böyle bir durumun ortaya çıkmasının bir sporcu için ne anlama geldiği elbette ki çok açıktır; spor hayatının sona ermesi. Tabii bu eski dönemlerde böyleydi. günümüzde ilerleyen tıp imkanları sayesinde artık astmalı sporcular da her türlü yarışmaya katılabilmektedir. Sporcunun hastalığı hakkında her şeyi. ilaçlarının özelliklerini. yan etkilerini. hangi ilaçların doping sayılabileceği bilmesi gerekmektedir.

1970'li yılların altın yüzücüsü Mark Spitz astmalı olmasına rağmen. o zamana kadar bir yüzücünün alabileceği en fazla altın madalyayı bir olimpiyat boyunca toplamıştı. Buna karşın XXI. Münih Olimpiyatlarında altın madalya kazanan bir başka genç yüzücünün madalyası ise astma için kullanılan ancak doping sayılan bir ilacı kullandığı anlaşıldığından geri alınmıştır (Ephedrin sülfat). Bu gibi durumlarda sporcunun her hangi bir şekilde itirazı kabul edilmemektedir.

Egzersiz sonucu oluşan bronkospazm, egzersizden 3-8 dakika sonra gelişmektedir. Astması olan atletlerln %90'ında, alleıjik bünyeli ve saman nezlesi türünden alerjik hastalıkları olan sporcuların ise %35-40'ında görülür. Yapılan araştırmalarla yüksek performanslı atletlerin genelde %2.8 ila 14'ünde bu bozukluğun olduğu bulunmuştur. Amerikan 1984 kış olimpiyatları takımının 126 sporcusundan 8'inde, yaz olimpiyatları takımının 597 sporcusundan 6Tsinde ve Seul'daki XXIV. Olimpiyatlardaki 611 sporcudan 52'sinde egzersize bağlı bronkospazm tesbit edilmiştir. Ancak bu sporcular tamamen sağlam olanlara kıyasla daha fazla oranda madalya toplamıştır. Örneğin yaz olimpiyat takımının % iLLi astmalı iken. bunlar tüm madalyaların %13'ünü almıştır.

Egzersiz sonucu neden böyle bir durumun ortaya çıktığı araştırıldığında; efor esnasındaki derin nefes alıp vermenin bronş sisteminden ısı ve su kaybına yol açtığı ve bunun da bronş sistemindeki damar yapısını olumsuz olarak etkilediği görülmüştür. Gerçekten de sporculara suya doymuş havanın solutulmasıyla. bu durumun kontrol altına alınabileceği gösterilmiştir. Kuru ve soğuk havada bronkospazm artmaktadır. Bu durumun spor çevrelerinde herkesçe bilinen bir özelliği de tekrarlanan egzersiz periyotlarıyla. havayollarındaki spazmın şiddetinin azalabilmesidir. Yani bilinen c klasik ısınına antremanları.

Teşhiste kişinin hikayesi ve yapılan çeşitli efor / egzersiz testleri önemlidir. Ancak özellikle çocuk ve genç sporcular bu durumu pek kabullenmemekte ve inkar etmektedirler. Bu nedenle bir çok ülkede sporcular seçilirken bu durumları özellikle sorgulanmaktadır. Bizde de zaman zaman bazı futbol yıldızlarında bu durum görülmekte ancak her nedense bir sır gibi saklanmaktadır. Sporcunun tüberküloz olduğu şeklindeki bir açıklama. astmalı olmasına tercih edilmektedir. Halbuki Eurosport'ta seyrettiğimiz bazı tenisçiler veya ülkemizdeki bazı basket takımlarındaki zenci oyuncuların astma spreylerini ne kadar rahat ve gizlemeye gerek görmeden kullandıklarını da hep beraber izliyoruz.

Astması olan sporcular genellikle sprey tipi ilaçları doping sayılmadan kullanmakta. Kromolin. kortikosteroidli ve beta mimetik türü ilaçları egzersiz öncesi dönemde rahatlıkla alabilmektedir o Ancak beta mimetik türünde nefes açısı ilaçların tablet ve şurup biçimleri uluslararası yarışmalarda kabul edilmemekte doping işlemi görmektedir. Bu sporcuların bilinçli bir biçimde ısınmaları, 2-3 saat süren korunma yaratabilmektedir. Aslında bu tür kişilerin en başarılı olacakları sporlar, su içinde yani nemli ortamda yapılanlardır (yüzme, su topu vs).

Bazı ender alerji hastalıkları sporcuları istenmeyen zamanlarda durdurabilir. Bunlardan önemli bir grup da; egzersiz sonucu ortaya çıkan ani kaşıntı ve şişlik atakları (kurdeşen= ürtiker) ile egzersiz sonucu ortaya çıkan alerjik şoktur (anafilaksi). Bu tür alerjik ataklar genellikle kabuklu deniz yiyecekleri, kereviz veya karpuz tipi yiyeceklerin yenmesinden sonra yapılan egzersizlerde ortaya çıkmaktadır. Tedavide, yapılan alerji testleriyle duyarlı olduğu bulunan gıdaların sporcunun diyetinden çıkarılması ve tok karnına efordan kaçınılması yeterlidir.

Yorum Yaz!





Kufur, hakaret iceren yorumlar onaylanmayacaktir..
Ziyaretcilerimizin IP Numaralari Gerektiginde Yasal islemler icin Kayit Altinda Tutulmaktadir.

Yorum Yok




Facebook Twitter Google+