Böcek sokmaları özellikle yaz ve sonbahar
başlarında tarlada çalışan, tatil ve piknik yapan insanlar için keyif kaçırıcı
bazen de yaşamı tehdit edici bir sorun olmaktadır. Ülkemizde de en önemli
böcek sokmaları yaban arısı, eşek arısı ve bal arısı ile ortaya çıkmaktadır.
Böcek sokmalarından sonra yerel reaksiyon,
sistemik reaksiyon ve sistemik toksik reaksiyon oluşabilmektedir. Seyrek
olarak böcek sokmasından 1 ya da 2 hafta sonra serum hastalığı ya da anafilaksi
ortaya çıkabilir
Böcek sokmasından sonra ortaya çıkan
reaksiyon kişiden kişiye ve böcekten böceğe değişiklik gösterir. Isırıklar
tek tek ya da bir böcek, bir alanda birden çok ısırık yaptığı için gruplar
halindedir. Bebekler genellikle reaksiyon göstermezler, küçük çocuklar
gecikmiş aşırı duyarlılık reaksiyonu, büyük çocuklar hem gecikmiş, hem
hızlı aşırı duyarlılık reaksiyonu gösterirler. Olağan reaksiyon ağrı, şişme
ve sokulan bölgede etrafında oluşan renk değişikliğidir.
Bölgenin
su ve sabunla yıkanması en basit ve etkili tedavidir, buz uygulanması şişliği
ve ağrıyı azaltabilir.
Geniş yerel reaksiyon; sokulan bölgenin
çevresindeki geniş bir alanın da etkilenmesi durumudur (örneğin dizden
sokulan bir kimsede tüm bacağın şişmesi). Bu durumda tedavi normal reaksiyondaki
gibidir. Ancak yakınmaları azaltmak için ağızdan bazı ilaçlar vermek gerekebilir.
Bu ilaçlara bir doktorun karar vermesi uygun olur.
Bal arısı soktuktan sonra deri içinde
kalan iğneyi çıkartma çabaları daha çok, venomun deri içine sokulması ile
sonuçlanmaktadır.
Karınca ile sokulmadan 30-60 dakika
sonra yerel kaşıntı ve küçük su toplamış kabarcık (vezikül) ortaya çıkmaktadır.
Bunu 8-24 saat sonra püstül oluşumu izler. Karınca sokmasından sonra ikincil
enfeksiyonlara engel olmak için bol su ve sabunla yıkanmalı, içi su dolu
kabarcık sıkılmamalıdır. Topikal steroidli merhemler ve ağızdan H1 antihistaminikler
kaşıntıyı azaltmak için kullanılabilir.
Böcek
sokması sonrası olan alerjik belirtiler nelerdir?
Böcek sokması olan bölgeden uzakta
şişme, kızartı, ürtiker, kaşıntı, kolik şeklinde karın ağrısı, kusma, ishal,
göğüste sıkışma hissi, nefes almada zorluk, hırıltılı solunum, at sesi
(larinks ödemi bulgusu), dilde şişme olabilir. Bu bulgular, ciddi alerjik
reaksiyon ve anafilaksi bulgularıdır ve birkaç dakika içinde ortaya çıkar.
Nabzın alınamaması ve kan basıncının düşmesi, bilinç bulanıklığı ve kalp
durması yaşamı tehdit eden bulgulardır.
Anafilaksi gelişen her böcek sokması
acil tedavisi yapıldıktan sonra alerjiste gönderilmelidir.
Böcek
sokmalarından nasıl kaçınabiliriz?
Otların üzerinde açık ayakkabı ve
çıplak ayakla yürünmemeli.
Pikniğe, çocuk bahçesine giderken
parlak renkli, kol ve bacağı açıkta bırakan giyecekler giyilmemeli.
Yakında uçuşan arı görüldüğünde panik
yaratıp, kaçması için saldırıya geçilmemeli (yaban arıları kendilerine
saldırıldığında sokmaktadırlar), bir yüzeye yapışmışsa nazikçe kaldırılmalıdır.
Ağzı açık kalmış tatlı içecekler yeniden
içilmemelidir.
Çöp tenekelerin ağzı sıkıca kapalı
tutulmalıdır.
Ev dışında yenilen yiyeceklerin paketleri
sıkıca kapatılmalı, uzun süre ağzı açık bırakılmamalıdır.
Pikniğe, parka giderken tatlı ve bitki
kokulu parfümler sıkılmamalıdır.
Evlerin ve arabaların camları kapalı
olmalıdır.
Böcek
sokmalarında anafilaksi geliştiğinde tedavi nasıl olmalıdır?
Böcek sokmasına bağlı anafilakside
tedavi:
ABC (Airway= havayolu açıklığı, Breathing=
solunum, Circulation=dolaşım) sağlanması
Bacakların yükseğe kaldırılması,
Sokulan bölgenin üst kısmına turnike uygulanması,
Oksijen desteği sağlanması,
Ayrıca, hastaya uygulanacak ilaçlara
bir doktorun karar vermesi gerekir.
Hastalar anafilaksiye yönelik gerekli tedavileri yapıldıktan sonra en az 48 saat gözlem altında tutulmalıdır.
Daha önce anafilaksi geçiren bir kişinin yanında her zaman hazır şırınga
edilebilir adrenalin bulunmalıdır. Bu preparatlar ülkemizde yoktur. Daha
önce anaflaksi geçirmiş hastalar için Türk Eczacılar Birliği ya da firmalar
aracılığı ile bu preparatlar sağlanabilmektedir.