Hazırlayan : Doç. Dr. Nejla Eren Tülek
Sağlık Bakanlığı Ankara Eğitim ve Araş. Hastanesi İnfeksiyon Hast. ve Klinik Mikrobiyoloji Şefi
Grip (=influenza, = flu), her
yıl milyonlarca kişiyi etkileyen bir solunum yolu akut enfeksiyonudur.
Oldukça bulaşıcıdır. Her yaş grubunu etkiler. Çok hafif belirtilerden hastaneye
yatışı gerektirecek hatta ölümcül olabilen ağır enfeksiyonlara kadar farklı
seyredebilir. Birçok solunum yolu viral infeksiyonu benzer
klinik tabloya yol açabilir. Gribi diğerlerinden ayıran temel özellikler
salgınlar yapabilmesi, tüm dünyada salgınlara yol açması ve özellikle alt
solunum yolunda olumsuz sonuçlara yol açması, önemli ölçüde iş-gücü ve
okul süresinden kayba neden olmasıdır.
Grip Etkenleri
Grip etkeni virustur. İnfluenza viruslar
çekirdek proteinlerindeki antijenik farklılığa göre A, B, ve C olmak üzere
3 tipe ayrılır. İnfluenza A virusu sadece insanları değil kuş türlerini,
atları, domuzları da enfekte edebilir. İnfluenza B ve C ise sadece insanlarda
hastalığa neden olur. En sık görülen influenza A, daha az oranda B’dir.
İnfluenza C virusu çok daha hafif hastalık tablosuna yol açar ve salgınlara
yol açmaz. Virus genetik yapısındaki değişiklikler yeni alt tiplerin ortaya
çıkmasını kolaylaştırmaktadır. Virusun en önemli özelliklerinden biri de
antijenik değişim göstermesidir. İnfluenza virusu HA ve NA.larına göre
alt tiplere ayrılır.
Antijenik shift, genetik yeniden yapılanma
sonucu yeni bir virüs alt tipinin sentezlenmesi demektir. Shift sonucu
ortaya çıkan yeni virus alt tipine karşı toplumda bağışıklık olmadığından, tüm
dünyayı etkileyen ve pandemi diye nitelendirilen geniş salgınlar
çıkabilir. Bazı influenza A virusları bazı hayvan türlerine özgü iken,
bazıları farklı türlerde hastalık yapabilir. İnfluenza A’nın kuşlarda,
domuz ve insanlarda hastalık yapabilmesinin yeni shiftler oluşmasında en
önemli rolü oynadığı düşünülmektedir. İnfluenza C tipinde antijenik değişim
söz konusu değildir. Geçtiğimiz yüzyılın en önemli pandemileri; 1918’de
influenza A (H1N1), 1957’de influenza A; H2N2, 1968’de influenza A (H3N2)
ve 1977 de influenza A (H1N1) alt tipleri ile ilgilidir. 1918 pandemisinde
21 milyon kişi ölmüştür.
Antijenik drift ise; bir influenza
alt tipinde her yıl ya da birkaç yılda bir görülür. Yeni suşlar ortaya
çıkar. Böylece de vücudun bağışıklık sisteminden kaçmış olur. Antijenik
drift sonucu da epidemiler görülür. Her yeni suş da izolasyon yeri, laboratuvar
numarası ve yılına göre adlandırılır. Örneğin: İnfluenzaA/Sydney/5/97 (H3N2)
gibi. İlk kez 1997'de Sydney’den gelen bir İnfluenza A virusu. Eğer hayvandan
elde edilmiş ise onun ismi de yazılır.
Grip ne zaman
görülür?
İklim tipine göre değişir. Ülkemizin
de içinde olduğu ılıman iklim bölgelerinde sonbahar sonu, kış aylarında
ve ilkbahar başında (Aralık-Nisan) görülür.
Grip nasıl
bulaşır?
Öksürme, hapşırma ile virus içeren
küçük partiküllerin solunması ve yakın temas ile bulaşır. Kuluçka
süresi çok kısadır. Virus solunum yollarının iç yüzünü döşeyen hücrelere tutunur
ve dökülmesine neden olur. Alınan virusa bağlı olarak 18-72 saatte ortaya
çıkabilir. Virusun atılımı 5-10 gün kadar sürer. Solunum yolunda oluşturduğu
hasar genellikle iki haftada iyileşir.
Klinik belirti
ve bulguları nelerdir?
Birçok hastalıkta olabilecek belirti
ve bulgular gösterir. Kişiye bağlı olarak semptomlar hafif veya ağır seyredebilir.
Nezleden farklı olarak burun akıntısı çok daha azdır. Burun tıkanıklığı
olabilir ve klinik tablo daha ağırdır. Sadece hafif bir boğaz ağrısı
ve hafif bir kırgınlıkla da seyredebilir. En belirgin bulguları: ani başlayan
ateş, titreme, başağrısı, göz hareketleriyle ağrı, kas ağrısı ve halsizlik,
bitkinlik, terleme, boğaz ağrısı ve iştahsızlıktır. Ateş genellikle 3 gün
kadar sürer, 8 güne dek uzayabilir. Kuru öksürük, göğüs kemiği
altında ağrı ve yanma hissi olabilir. Çocuklarda yüksek ateş daha fazla
olup, solunum sıkıntısı da olabilir. Bulgular 1-2 haftada sonlanır.
Gribe bağlı
olumsuz sonuçlar neler olabilir ?
Bizzat grip virüsüne bağlı akciğer
enfeksiyonu ( viral pnömoni) az da olsa görülebilir. Bu gebelerde
ve kalp hastaları olanlarda daha fazladır. Yine daha çok yaşlılarda, kalp
ve akciğer hastalarında daha fazla olmak üzere ikincil bakteriyel pnömoniye
yol açabilir. Virus solunum yolu epitelini hasara uğrattığı için bazı bakterilerin
yerleşimini kolaylaştırır. Özellikle yaşlılarda hayati risk oluşturacak
ağır enfeksiyonlara yol açabilir. Akciğer dışında da otit (kulak iltahabı),
myozit (kas iltihabı), kalp zarlarında iltihap ve ensefalit (beyin iltihabı),
myelit (kemik iltihabı), nadiren Guillian Barre sendromu görülebilir. Daha
çok influenza B ile birlikte görülen Reye sendromunda karaciğer ve santral
sinir sistemi bulguları görülür. Çocuklarda aspirin alımıyla ilgisi bulunduğu
için grip olan çocuklarda aspirin önerilmez.
Tanı
Birçok tanı yöntemi vardır. Direkt
virus antijen tayinininden, virus hücre kültürlerine ve serolojik yöntemlere
kadar. Bu testler için özel laboratuvarlar gereklidir, ayrıca her hastaya
uygulanması pratik değildir. Testler daha çok epidemiyolojik veriler için
kullanılmaktadır. Grip tanısı hekim tarafından hastanın semptomları ve
fizik muayene bulgularına göre konulur.
Tedavi
Gribin kesin tedavisi yoktur. Tedavi
genelde belirtilere yöneliktir. Ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaçlar kullanılabilir.
Aspirinin, gripte kullanımıyla, Reye sendromu olarak adlandırılan, karaciğer
ve santral sinir sistemini tutan bir tablo ile ilişkisi kurulduğundan 18
yaş altında önerilmez. Antibiyotik kullanımının yararı yoktur. Eğer sekonder
bakteriyel enfeksiyonlar varsa hekimin önereceği antibiyotik kullanılmalıdır.
Bugün için semptom süresini azaltan birkaç antiviral ajan bulunmaktadır.
Yan etkileri nedeniyle kesinlikle hekim kontrolunda ve risk
gruplarında olup aşı yapılamayanlarda , ilk 48 saatte uygulanması gerekir.
İstirahat ve düzenli, sağlıklı beslenme
önemlidir. Bol su ve sıvı gıdalara ağırlık vermelidir. Ağır, yorucu
hareketlerden kaçınılmalıdır. Eğer belirtiler düzelmez, ateş yüksek seyreder
veya kişi kendini kötü hissederse hemen bir hekime başvurulması gerekmektedir.
Korunma
Kişisel korunma, aşı ve kemoproflaksi
olarak adlandırılan ilaçla korunma şeklindedir.
Kişisel korunma; grip kalabalık,
havalandırma sorunu olan ortamlarda hızla yayılır. Zorunlu olmadıkça, grip
salgınları esnasında bu tür ortamlardan uzak durmak gerekir. Hasta olan
kişiyle yakın temastan kaçınılmalıdır. El sıkışma, öpüşme, ortak eşya kullanımıyla
da bulaşabilir. Sık sık el yıkamak gerekir. Grip aşısının, kimlere yapılması
gerektiği ve koruyuculuğu ayrı bir başlık altında ele alınacaktır.