Kategoriler

#Revir
#Gündem

jack london QR Code

Google Siyasetçi,ünlüler ve düşünürler > jack london

jack london
"30'dan fazla iş, onlarca ülke, düzinelerce kitap ve 40 yıllık bir yaşam. Bu kelimeleri aynı cümlede kullanırsak, o cümlede Jack London'a da yer bulmak zorundayız. Tahmin edilebilecek en sefil yaşam ile tüm dünyanın en fazla kazanan yazarı olmak arasında sürüklenen yaşamı, Jack London'u unutulmaz bir adam yapıyor. 1876'da San Fransisco'da doğan Jack daha 15 yaşında bir konserve fabrikasına işçi olarak girdi. Ancak maceralara ve değişik yerlerle insanlar tanıma arzusuna dayanamadı ve hemen 1 yıl sonra zenci büyükannesinden 300 Dolar borç alarak "Cümbüş" adlı tekne ile sulara açıldı.

Hint Okyanusun'dan Güney Pasifik'e kadar birçok yerde miço olarak yol alan Jack, daha 17 yaşındayken iki Çinli korsana çıplak elleri ile meydan okudu! Çok zaman aklı cesaretine yenik düştü ve sıradan olmayı kesinlikle başaramadı. Doğduğu yere döndükten sonra tekrar çok ağır çalışma şartlarına katlanmak zorunda kaldı ve işi bıraktı. Ancak Jack'in en maceralı ve zorlu günleri bundan sonra başladı. 1894 yılının başından sonuna kadar bir "hobo" olarak yaşadı, yani dilenerek, çalarak kavga ederek yiyeceğini kazandı ve bazen trenlerin altında, rayların birkaç santim üzerinde, bazende dondurucu "soğuk vagonlarda" yolculuk etti. Yolculukları sırasında defalarca ölüm tehlikesi ile karşılaştı, tren görevlilerince hareket halindeki vagonlardan dışarı atıldı, bıçaklarla, devasa kömürcü kürekleri ile yaralandı. Bu sürede hayatta kalmasının gerçek bir şans ve başarı olduğunu
söyleyelim.

Bu yorucu hayattan sonra yazma arzusu ağır bastı ve California'da gerçekten çok kötü işlettiği(!) bir çiftlik satın aldı. Ama burada yazdıkları ile daha 29 yaşında iken dünya çapında ünlü olmuştu. Evlendi ve çocukları oldu. Ama Jack -mutlu bir yuva kurmak için- doğru kişi değildi, o yaşama tutku ile bağlıydı. Bir gemi yaptırıp dünyayı gezmeye ve gördüklerini yazmaya karar verdi. Bu yolculuğun 7 yıl sürmesini planlıyordu ama yalnızca 27 ay sürdü. Bu sürede Güney Pasifik'i ve Avustralya'yı gezdi yaşadıklarıyla gördüklerini de cömertçe yazdı. Geldikten sonra bin yıl ayakta kalacak bir ev yaptırma arzusuna kapıldı. Bu eve "Kurt Evi" adını verdi ve kazandıklarının çoğunu bu eve yatırdı. Jack şanslı ilk gençlik yıllarının bedelini burada ödedi ve "Kurt Evi" bitimine birkaç gün kala yandı.

Jack London tüm yazdıklarında kendi serüven tutkusunu göz onunde tuttu, okurları ile yaşadıklarını ve yaşamak istediklerini içtenlikle paylaştı. "Vahşetin Çağrısı"nda dünyayı bir kurdun gözüyle görürken "Güneş Çocuğu"nda Pasifik'te, yamyamlar,korkunç tayfunlar,kumarbazlar ile dolu bir hayatı ve cesur bir kaptanı gerçeğe dönüştürdü. Onu okuyanlar herkesin kolay kolay tanık olamayacağı maceraların tadını aldılar.

Öyküleri,romanları sürükleyicilik ve iyi düşünülmüş bir mizah anlayışı ile dopdoludur.
Ne yazık ki artık korsanları ve yamyamları görmemiz çok mümkün değil, belki de Güney Pasifik'e hiç yelken açamayabiliriz, ama Jack London okuyabilir ve esaslı bir hayat nasıl olur görebiliriz. Hatta Jack bize yol gösterir ve açık denizlerin kokusunu iyice merak edersek bir kitap alır ardından amatör yelkenciliğe girişiriz. Teknemizin adını da Jack'in hatırına "Cümbüş" koyarsak tek korkumuz okyanusun ortasında çiğ balık yemek zorunda kalmak olur!"

Benzer Yazılar

Yorum Yaz!





Kufur, hakaret iceren yorumlar onaylanmayacaktir..
Ziyaretcilerimizin IP Numaralari Gerektiginde Yasal islemler icin Kayit Altinda Tutulmaktadir.

Yorum Yok




Facebook Twitter Google+