Erkek
olsun, kadın olsun şartlarını taşıyan her müslümana, ömründe
bir defa haccetmek farzdır. Üzerine hac farz olan kimse, bu
ibadeti geciktirmeden bir an önce yerine getirmelidir. Üzerine
farz olduğu halde bir takım gerekçelerle bu önemli ibadeti
yerine getirmeyip ileri yaşlara ertelemek dinen uygun değildir.
Bu şekilde haccını erteleyip daha sonra bizzat hac
yapamayacak duruma düşen kimse, yerine bedel (vekil) göndermek
zorunda kalır.
Bir
kimsenin hac ibadetiyle yükümlü sayılması için; müslüman,
akıllı, erginlik çağına ulaşmış, hür, hac için yeterli
malî imkâna sahip ve bu ibadeti yerine getirecek vakte erişmiş
olması şarttır. Bu şartlardan birini taşımayan kimseye hac
farz olmaz.
Kendisine
hac farz olan kimsenin, haccını bizzat eda etmekle yükümlü
sayılması için de, sağlıklı olması, tutukluluk veya yurtdışına
çıkma yasağı gibi bir engelinin bulunmaması ve yolun güvenli
olması şarttır. Ayrıca boşanma veya ölüm iddeti
beklemekte olan kadının, beklemesi gereken süreyi tamamlamış
olması lazımdır.
Hac
yolculuğuna katlanamayacak, ya da fiilen haccedemeyecek
derecede hasta olanlar ile, yaşlılar, tutuklular, yurtdışına
çıkışları yasaklanmış olanlar ve iddet beklemekte olan
kadınlar, hac kendilerine farz olsa bile, eda ile yükümlü değildirler.
Bu durumda olanlar şartları oluştuğu takdirde bizzat
haccederler.