Hac
vazifelerini yerine getirip memleketlerine dönen hacıların eş,
dost, komşu ve arkadaşları tarafından ziyaret edilmesi güzel
olur. Ziyarete gelenler "Allah haccını kabul etsin, günahlardan
korusun. Bu yolda yaptığın masrafların yerini
doldursun..." gibi sözlerle hacıyı tebrik ederler. Hacı
da onlar için dua edip Cenab-ı Hakk’ın onları affetmesini ve
bağışlamasını diler, onlar için istiğfar eder. Peygamber
Efendimiz:
“Allah’ım
hacıyı ve hacının bağışlanmasını dilediği kimseleri bağışla!”
buyurmuştur. Bu bakımdan hacının duasını almak güzel olur.
Hacı,
kendisini ziyarete gelenlere hacda şahit olduğu güzellikleri
anlatmalıdır. Karşılaştığı bir takım olumsuzluklardan
bahsetmemelidir. Hacda kendisini gösteren birçok feyzi, bereketi
ve muazzam sahneleri gözardı ederek anlatacak şikayetten başka
bir şey bulamayanların, hacdan gereken istifadeyi sağladıklarını
söylemek mümkün değildir.
Hacının,
kendisini ziyarete gelenlere imkânları ölçüsünde ikramda
bulunması da dinen güzel olur.
Hacdan
önce veya sonra ziyafet vermek dini bir görev değildir. Bu bazı
yörelerde âdet haline getirilmiştir. Gösterişe kaçılmadığı,
külfete girilmediği, özellikle fakirlerin davet edilmesine
itina gösterildiği takdirde böyle bir ziyafetin dinen bir sakıncasının
olmayacağı açıktır. Ancak bir takım insanların imkanları
da yeterli olmamasına ve kendileri için ağır bir külfet teşkil
etmesine rağmen illa da böyle bir ziyafet vermeye kalkışmaları
ise dinen doğru değildir.