|
Namaz İslâm dininin direği ve temelidir. Bütün ibâdetlerin rehberidir.
Bu beş vakit namazı şartlarına uyarak, vaktinde kılanlar için, Allahü
teâlâ büyük günahlardan el çekmesi sebe*biyle, o kulun işlediği diğer
günahları da afv eder. Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve
sellem) buyurdu:
"Namaz dinin direğidir. Onu terkeden dinini yıkmış olur." "Bizim ile
münafıklar arasındaki fark, yatsı ile sabah nama*zını cemaatle
kılmaktır. Bu iki namazı cemaatle kılmak münafık*lara ağır gelir."
"Hayırlı amellerin en üstünü vaktinde kılınan namazdır." "Hırsızların
en kötüsü namazından çalandır. (Yani, tâdil-i erkânına riayet
etmiyendir.)
"Kim ki, abdestini güzel alır, namazını vaktinde kılar, rükû ve sücud
ve huşuuna tam ma'nası ile riâyet ederse, o namaz bembeyaz olarak
yükselip giderken, (BENİM HAKKIMA RİAYET ETTİ*ĞİN GİBİ, ALLAH DA SENİ
KORUSUN.) der. Kim ki yukarıda sayılan şartlara riayet etmezse, namaz
simsiyah olarak yükselirken, (BENİ ZAYİ ETTİĞİN GİBİ, ALLAH DA SENİ
ZAYİ ETSİN) der. Ta ki, Allahü teâlânın dilediği yere gittikten sonra,
paçavra gibi dürülerek, sahibinin suratına çarpılır."
"Ey ümmet ve esbabım! Tamamiyle edasına riayet olunan namaz, Allahü
teâlânın hoşnut olduğu bütün âmellerin en efdali-dir. Peygamberlerin
sünnetidir. Meleklerin sevdiğidir. Rızkın bere*ketidir. Duanın
kabulüdür. Melek-ül mevt arasında şefaatçidir. Kabirde ışıktır. Münker
ve Nekre cevabdır. Kıyamet gününde üzerine gölgedir. Cehennem ateşi ile
kendi arasında siperdir. Sırat köprüsünü yıldırım gibi geçiricidir.
Cennetin anahtarıdır. Cen*nette başına tacdır. Allahü teâlâ mü'minlere
namazdan ehemmi*yetli birşey vermemiştir. Eğer namazdan efdal bir
ibâdet olsaydı, en önce mü'minlere onu verirdi. Zira meleklerin kimi
ayakta, kimi rükû'da, kimi secdede kimi de teşehhüddedir. Bunların
hepsini bir rek'at namazda toplayıp mü'minlere hediyye verdi. Zîra,
namaz imanın başı, islâmın kavli ve mü'minlerin miracıdır. Gözün nuru
ve Cehennemden kurtarıcıdır."
"Kötülüklerden ve günâhlardan namazın men etmediği kimse, o namazdan, Allahü teâlâdan uzak olmaktan başka fayda görmez."
"Çok namaz kılanlar vardır ki, namazlarından onda bir veya altıda
birden fazlası yazılmaz. Herkesin namazlarından yazılan kısımları,
kalbi hazır olduğu zamanlardır."
"Birçok insanlar vardır, namazdan nasipleri, sıkıntı ve eziyet*ten başka bir şey değildir."
"İftitah tekbirini kaçırmamak şartı ile kırk gün beş vakit namazı
cemaatle kılan kimseye Allahü teâlâ biri nifaktan, diğeri Cehennemden
azat olmak üzere iki berat yazar."
"Ey benim ümmet ve eshâbım. Yedi kat yerler ve yedi kat gökler kağıt
olsa ve deryalar mürekkep olsa ve bütün ağaçlar kalem olsa ve cümle
melâike kâtib olsalar ve kıyamete kadar yazsalar, yine imam ile alınan
iftitah tekbirinin sevabını yazamazlar."
"İki secde arasında oturduğunuz zaman, beliniz dik ve hare*ketsiz durmadıkça namaz tamam olmaz."
"Son namazını kılan bir kişinin ki gibi namazını eda et."
"Üzerinde farz borcu olan kimse, kazasını kılmadan nafile kılarsa, boş
yere zahmet çekmiş olur. Bu kimse, kazasını ödeme*dikçe, Allahü teâlâ
onun nafile namazlarını kabul etmez."
"Her namaz vakti geldikte, melekler nida ederler ve derler ki, Ey
Âdem oğulları, kalkınız ve nefisleriniz için yakılmış olan ateşi, namaz
ile söndürünüz."
Namaz gayedir, diğer ibâdetler vasıtadır.
Namazda niyyetin kalble yapılması sünnet, dil ile söylen*mesi bid'atdir.
Namaz ruhun gıdası, kalbin şifasıdır.
Namaz kılmak, Allahü teâlânın büyüklüğünü düşünerek, O'nun karşısında,
kendi küçüklüğünü anlamaktır. Bunu anla*yan kimse, hep iyilik yapar,
hiç kötülük yapmaz. Nefsine uya*nın namazı kabul olsa da meyvelerini
veremez. Her gün beş kerre, Rabbinin huzurunda olduğuna niyyet eden
kimsenin kalbi ihlâs ile dolar. Namazda yapılması emir olunan her
hareket, kalbe ve bedene faydalar sağlamaktadır. Camilerde cemaatle
namaz kılmak, müslümanların kalblerini birbirine bağlar. Aralarında
sevgiyi sağlar. Birbirlerinin kardeşleri olduklarını anlar*lar.
Büyükler, küçüklere merhametli olur. Küçükler de büyüklere saygılı
olur. Zenginler fakirlere ve kuvvetliler de zayıflara yardımcı olur.
Sağlamlar, hastaları, camilerde göreme*yince, evlerinde ararlar. "Din
kardeşinin yardımına koşanın, yar*dımcısı Allah'dır." hadîs-i
şerifindeki müjdeye kavuşmak için yanş ederler.
İmâm-ı Gazali (rahmetullahi aleyh) buyuruyor ki: Nefsine de ki: "Ben
yolcuyum ve bir tüccarım, benim ticaretteki kârım, ebedi seâdet ve
Allah'a kavuşmaktır. Zararım ve hüsranım ise, ebedi bedbahdlık ve
Allahü teâlânın cemâlinden mahrumiyettir. Ölümle seni terk eden her
şeyi terk et! Sana lâzım olana yapış! Evet sen bir yolcusun ki,
varacağın yer âhırettir. Yolcu, yolda yolculuğun verdiği sıkıntı ve
meşakkatlere katlanmak zorundadır. O yolda rahat edemez. Yolda rahat
edeyim derse, yolundan kalır ve helak olur."
| |
Son Eklenenler |
|
Rastgele Konu |
|
Anketler |
|
|
|
|
|
Neolsunki.Com neler var ? |
| Neolsunki.Com Sitesi:
Programlar, fıkralar, animasyonlar, görüntüler, oyunlar, komedi,
komik resimler, güncel haberler, bilgiler yemek tarifleri, Rüya
tabirleri, aşk sözleri,çeşitli hikayeler, yeni şarkı sözleri, hazır
msn nickleri, süper msn ifadeleri, yeni oyun hileleri ile ilgili
yardım konuları, bilgisayar yazılım donanım ait bilgiler bedava site
anlatımı yapımı nasıl yapıl cağı hakkında bilgileri
sanatçılara ait resimleri hayatları biyografileri
bulunmaktadır.İletişim için lütfen form bilgilerini doldurunuz
irtibat için
tıkla. |
|
|