Deniz Uğur, şimdilerde hayatının en huzurlu dönemini yaşadığını söyledi.
Son iki yılın en çok konuşulan isimlerinden biri olan Deniz Uğur, şimdilerde hayatının en huzurlu dönemini yaşadığını söyledi. Uzun
süredir Reha Muhtar'la beraber olan Uğur, "Çok mutluyum bulunduğum
noktadan. Gelecek her zaman hepimiz için sürprizlerle doludur, geçmiş
ise artık yoktur. O yüzden bugünün kıymetini bilmek lazım. Ben
kıymetini bileceğim çok şeye sahip olduğumu hissediyorum ve buna
şükrediyorum" dedi.
Tamer Karadağlı
ile yaşadığı ilişki, ayrılığı, ardından gazeteci Reha Muhtar ile
beraberliği derken, Deniz Uğur, son iki yılın en çok konuşulan
isimlerinden biri oldu. Bu denli magazin manşetlerinde yer almaya
alışık olmayan Uğur, Hafta Sonu dergisine verdiği röportajda, hayatının
en huzurlu günlerini yaşadığını söyledi.
n Kaç yıldır sanat dünyasındasınız?
- 18 yaşından beri oyunculuk yapıyorum, konservatuvar yıllarından beri.
n Tiyatro kökenlisiniz yani...
- Evet. Okulda Yıldız Kenter’in öğrencisiydim. Sonra televizyon
sektöründe oyuncu olarak çalışmaya başladım. Aynı zamanda senaryo
yazarlığı da yaptım. Bu ikisini profesyonel olarak yaptım. Senaryo
yazarlığını daha kısa bir dönem yaptım. Oyunculuk da bugüne kadar devam
etti.
n Senaryo yazarlığı hálá devam ediyor mu?
- Yok, halen devam eden bir şey yok. Ama projeler var. Benim
öykülerim var arşivimde olan, ileride onları değerlendirebilirim
senaryo anlamında, ama şu anda onun üzerinde çalışmıyorum. "Benimle
Evlenir misin" adlı bir dizi film çekmiştik, iki yıl atv’de
yayımlanmıştı ve çok izlenen bir yapımdı.
n Oyuncular kimlerdi?
- Ben oynuyordum başrolde. Senaryosu da, öyküsü de bana aitti. Bir dramaydı.
n Peki devam edecek misiniz böyle şeylere? Tekrar yazmaya ve oynamaya yani...
- Ben yazmaya hiç ara vermedim. Yazıyorum hálá; fakat dramalara
gelince, yani televizyon dizilerine gelince, doğrusunu isterseniz şu
dönemde sıcak bakmıyorum televizyon dizilerinde rol almaya. Yıllardır
televizyon sektöründen para kazandığım için olumsuz bir şey söylemek
istemem. Ama televizyon dizilerinde gerçekten ağır işçilik koşullarında
çalışıyorsunuz. Sabaha kadar çekimler devam ediyor, herhangi bir
mekanda olabilirsiniz, çok zor şartlarda olabilirsiniz. Performansınızı
hiç düşürmeden profesyonelce işinizi yapıyorsunuz. Ve bu gerçekten çok
ağır. Bunu dizi filmi çeken herkes ne kadar ağır şartlarda
çalışıldığını bilir. Tüm bu emeklerin karşılığında hiçbir şeyin
garantisi yok.
n Ne anlamda yok?
- Bir bakıyorsunuz oynadığınız yapım birkaç hafta sonra çöpe atılabiliyor, verdiğiniz onca emek çöpe gidebiliyor.
n Reytingler yüzünden mi, yoksa beğenilmiyor mu?
- Her zaman reytingler yüzünden olmuyor, zaten bir oyuncunun bunları
kontrol etme şansı yok. Bir yapımın hem yapımcısı hem yönetmeni hem
senaristi olamayacağınıza göre, sizin inisiyatifinizde olan şeyler
değil bu durum. Yani oyunculuk performansınızın başarısıyla hiç ilgisi
yok. O yüzden, bizim kontrolümüz dışında gelişen ve seyirci kaldığımız
durumlar bunlar. Bu şekilde kariyerinizde istikrarı da
yakalayamıyorsunuz, oyunculuk kariyerinizde, televizyon sektöründe
istikrar yakalayamıyorsunuz. Çünkü diyelim ki rol aldığınız dizi
reyting rekorları kırıyor bir sene, iki sene hadi üç sene devam ediyor.
Ama ondan sonra yapacağınız projede yine sıfırdan bir kumara girmek
zorundasınız.
DİZİLERDEN SOĞUDUM
n Yani sektörde kumar oynamak istemiyor musunuz?
- Eskiden böyle değildi. Eskiden diziler başladığı zaman o işlere
verilen emeğe daha bir saygı duyulurdu sanki, ben öyle hatırlıyorum.
Yani bir dizi başladığı zaman 13 bölüm şans verilirdi en azından, onun
kendi seyircisini toplaması için. Ve bu kadar uzun da değildi bölüm
dakikaları, her hafta bir film çeker gibi çalışıyorlar şimdi. Çok daha
iyi şartlarda çalışıyorduk.
n Yani diziler sinema filmi gibi çekiliyor, yapılıyor ama tutmayınca o emek çöpe atılıyor...
- Evet, bir sinema filmi uzunluğunda, nerdeyse her hafta bir bölüm
çekiliyor. Bu da çok ağırlaştırıyor şartları. Onun dışında sadece
reyting’den de kaynaklanmayan, daha birçok sebepten, verdiğiniz onca
emek çöpe atılabiliyor kısacık bir süre sonra. Bunların hiçbiri sizin
kontrolünüzde değil; sizin performansınızla hiç ilgisi yok ve bunu
kontrol edemiyorsunuz. Bu da bir oyuncu için çok yıpratıcı oluyor. O
yüzden televizyon sektöründe yani dizi filmlerde pek rol almayı
düşünmüyorum.
n Yani küstürdüler mi sizi?
- Küstürdüler diyemem ama soğuduğumu söyleyebilirim.
n Reha Muhtar’ın Show TV’de olduğu dönemde mi çalıştınız orada?
- Sanıyorum öyleydi.
n Reha Bey ile öyle mi tanıştınız?
- Hayır.
n Reha Muhtar ile bir süredir berabersiniz. Şu anda mutlu musunuz? Geçmişe dönüp baktığınızda pişmanlık duyuyor musunuz?
- Ben çok mutluyum bulunduğum noktadan. Zaten mutluluğun tarifi de
odur bana göre; doğru zamanda ve doğru yerde olduğunuzu
hissediyorsanız, gerçekten mutlu ve huzurlusunuz demektir. Önemli olan
şimdiki zamandır, ’keşke’ler hiçbir anlam taşımaz benim görüşüme göre.
Uzakdoğu felsefesinde de bu böyledir; bugünün ve bu anın kıymetini
bilmeli insan. Çünkü gelecek her zaman hepimiz için sürprizlerle
doludur. Geçmiş ise artık yoktur. Zaten o yüzden bugünün kıymetini
bilmek lazım. Ben kıymetini bileceğim çok şeye sahip olduğumu
hissediyorum. O yüzden buna şükrediyorum.
n Her şey yolunda mı hayatınızda?
- Gerçekten hayatımda şu an bulunduğum noktadan çok memnunum. O
yüzden kafamda mesleğimle ilgili şunu yapmam lazım bunu yapmam lazım
gibi hedefler yok.
İzleyiciler çok şaşıracak
n Telefonla görüştüğümüzde "Projelerim var, bir şeyler yapacağım" demiştiniz. Nedir bunlar?
- Onlardan henüz bahsetmiyorum ama şunu söyleyebilirim: Aylardır
ekranlarda olmasam da birçok üretimim oldu. Yani çalışmaya devam ettim.
Bunların sadece gün yüzüne çıkmasını bekliyorum, bu da bir süreç.
Zamanı geldiğinde konuşuruz. Sanıyorum ki insanlar için şaşırtıcı
olacak.
n Çok bekleyecek miyiz? Neyle ilgili bir proje bu tiyatroyla mı?
- Çok beklemeyeceksiniz. Belki de hayatımın bundan sonrasına kariyerime farklı bir yön vereceğim bir iş olacak.
n Televizyon dünyasına mı gireceksiniz, yoksa haberleri mi sunacaksınız?
- Ben habercilik yaptım, daha doğrusu haber spikerliği yaptım Show
TV’de. ’Temiz Eller’ diye bir program sunuyordum ayrıca, o dönemde
konservatuvardan yeni mezun olmuştum. Yolsuzluk dosyalarını ele alan
bir haber programıydı bir hayli popüler olmuştu o sıralar. |