İşin güç kısmı, adam olmak değil, adam kalmaktır.
 İmsak Vakitleri 
 Bilgi Yarışması 
  
 

Ana Sayfa Forum Oyunlar Fıkralar Videolar Resimler Programlar Şarkı Sözleri Rüya Tabiri Şiirler Güzel Sözler Canlı TV

Süper Menü

 Programlar
 Şarkı Sözleri
 Oyun
 Fıkralar
 Videolar
 Resim Galerisi
 Sözler
 Bilgi Yarışması
 İtiraf et

Hertelden

  Vizyondaki Filmler
 Magazin Haberleri
 Msn Özel (Nickler ifade vs)
 Hikayeler
 Dinimiz
 Cep Telefonu
  Diziler
 Yararlı Bilgiler
 Cinsellik
 Sağlık
 Kadınlar Özel
 Erkekler Özel
 Canlı Tv ( Televizyon)
 Webmaster
 Harika Sözler

Diğer

 Allah'ın Var Olduğunun ?
 Pelin Karahan Resimleri
 Ünlülerin Resimleri
 Karışık Resimler
 Etkileyici Resimler
 Maç Sonuçları Canlı
 Yabancı Ünlüler

Sözler

 Ayrılık Mesajları
 Güzel Sözler
 Komik Mesajlar
 Aşk Mesajları
 Sevgiliye Sözler
 Yalnızlık Mesajları
 Doğum Günü Mesajları
 Komik Sözler
 Youtube Vide indir

 Özlem Mesajları

  Konu : Edvard Munch [- Sayfayı yazdır - ]

   


 

Edvard Munch, 1863 yılında Loten’de, Dr. Christian Munch ve Laura Cathrine’in ikinci oğulları olarak dünyaya gelmiştir. 1864 yılında aile Christiana’ya (bugün Oslo) taşınmıştır. Burada, Edvard henüz 5 yaşındayken, annesi 1868’de verem hastalığından hayata veda etmiştir.

Bundan sonra beş kardeş için zor bir yetişme dönemi söz konusu olacaktır. Edvard’ın çok küçük yaşta annesiz kalması, onu derinden etkilemiş olmalıdır. Ama onu daha da fazla etkileyen olay, kendisinden sadece bir yaş büyük olan kızkardeşi Sophie’nin de annesini alıp götüren verem hastalığına yakalanmış olmasıdır. Kardeşinin günden güne tükenişine tanık olmak, ergenlik dönemindeki Edvard için oldukça acı bir deneyim olmuştur. Sanki küçük yaştayken tam olarak anlamlandıramadığı annesinin ölümünü, Sophie’nin hastalığı süresince bu kez gerçekten yaşamıştır. Kızkardeşi, 15 yaşındayken 1877 yılında hayatını kaybeder.

Yaşadığı acı tecrübeler iç dünyasında derin yaralar bırakırken Edvard Munch, 1879’da başladığı mühendislik eğitimini 1880’de terkederek ressam olmaya karar vermiştir. Oslo’da akademiye giren Munch, 1882 yılında kendisi gibi altı sanat öğrencisiyle birlikte bu şehirde bir atölye kiralamıştır. Buradaki çalışmalarını, Norveç’in o dönemde en önemli ressamlarından birisi olan Christian Krohg yönlendirmiştir. Krohg, bu sırada Paris’ten henüz dönmüş ve orada özellikle Manet’nin resimlerinden etkilenmiştir. Sanatın merkezinden aktarılan izlenimler, diğer gençlerle birlikte Munch’u da heyecanlandırmış olmalıdır.

Munch, 1883’de Oslo Sonbahar Sergisi’nde ilk defa olarak resimlerini göstermiş, aynı dönemde Oslo’nun sanat ortamına da girmiştir. 1885 Antwerp Dünya Sergisi’nde, aralarında kızkardeşi Inger’in portresinin de bulunduğu resimlerini sergilenmiştir. Bu resimle birlikte, 1885/6’da yaptığı Hasta Çocuk adlı çalışmasını 1886’daki Oslo Sonbahar Sergisi’nde göstermiştir. Ancak, her iki çalışma da kamuoyunun tepkisini çekmiştir. Hasta Çocuk, konu olarak Munch’un yakın geçmişine göndermeler içermektedir. Çok da uzak olmayan bir süre önce kızkardeşi Sophie, böyle bir hasta yatağında verdiği hayat mücadelesinde her an yenik düşmekteydi.

Ancak, konunun genel etkisi ve Munch’un hayatındaki yeri bir yana, resim üslup açısından da ‘dramatik’ bulunmuş olmalıdır. Resim yüzeyinde fırça lekeleri ve akıtmalarla oluşturulan dokular ve resmin tamamlanmamış etkisi bırakacak şekilde ele alınışı, bu çalışmaya yönelik tepkilerin asıl hedef noktasını oluşturmuş gözükmektedir. Oysa, konunun dramatik etkisini arttıran bu üslup anlayışı, Munch’un sanat kariyeri boyunca izleyeceği yolun ana çizgisini ortaya koymaktadır.

Munch, hayatı boyunca tüm tepkilere karşın sanat çizgisinden taviz vermeden yoluna devam etmiştir ve henüz 23 yaşındayken, 1889 yılında, Oslo’da 110 eserden oluşan ilk kişisel sergisini açmıştır. Aynı yıl devlet bursuyla, sanatı üzerinde derin etkisi olacak Paris’e gitmiş ve Léon Bonnat’ın sanat okuluna girmiştir. Bu tarihten sonra, Fransa ve Paris, hayatı boyunca çeşitli fırsatlarla döneceği bir uğrak noktası olacaktır.

İlk Paris deneyimi, onu yeni sanat arayışlarına yönlendirmiş görünmektedir. 1890 tarihli Karl Johan’da Bahar Günü, yeni- izlenimci tarzda bir resimdir. 1891 tarihli Rue Lafayette, Paris’te bir süre yaşadığı caddenin görünümünü benzer bir üslup anlayışı içerisinde yansıtmaktadır. Sanatçının başından beri yatkın olduğu serbest fırça vuruşlarının, neredeyse noktacı bir anlayışta ele alındığı bu şehir görünümlerini, 1891 tarihli Oslo Fiyordu Üzerinde Ayışığı adlı manzara izler. Burada fırça vuruşları daha kalın ve sadedir; resim yüzeyinde belirgin bir yalınlaşma hissedilmektedir. Belli ki Munch, Paris’in ilk etkilerini aşmakta ve bir ‘ara dönem’in ardından tekrar kendi üslup çizgisinin tutarlılığı içerisinde gelişimini sürdürmektedir.

Ancak Paris, en azından onun renk anlayışını belirgin bir şekilde değiştirmiş görünmektedir. Bundan sonra resimlerinde farklı renk düzlemlerini kullanmaktan geri kalmayacaktır. Resim yüzeyindeki doku arayışları ve figürlerdeki yalınlaşmanın ardından, rengin de bir ifade aracı olarak önemini kavramıştır.

1891 yılında Nice’de, Hayat Frizi adlı bir seri tuval resmi üzerinde çalışmaya başlayan Munch’un, 1892 yılında Berlin’de açtığı kişisel sergi, basının ve halkın büyük tepkisini çekince bir hafta sonra kapatılmıştır. Ancak Berlin’de, aralarında Strindberg’in de bulunduğu entelektüel bir çevreyle kurduğu ilişkiler, bu şehri kendisini besleyen önemli bir merkez konumuna getirmiştir. Berlin, Munch’un sanatındaki sembolist eğilimlerin gelişiminde etkili olan bir ortamı barındırmaktadır.

Bu dönemde yaptığı çalışmalardan 1893 tarihli Ses, arka planda durgun suya düşen ay ışığının oluşturduğu dikey- sarı hat, bunun önünde yer alan dikey ağaç gövdeleri ve resmin sol ön kısmındaki kadın figüründen oluşmaktadır. Bu dikey hatları, göl kıyısını tanımlayan yatay hat dengelemektedir. Bütün resme yoğun bir atmosfer duygusu hakimdir. Munch’un Hayat Frizi çalışmaları üzerine yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleştirdiği bu resmin devamında, sanat tarihinin başyapıtlarından birisi olan Çığlık gelmiştir.

Çığlık, Munch’un sanatında o zaman kadar etkili olmuş farklı konu ve üslup kaynaklarının olağanüstü bir bileşimidir. Bu, renk ve deformasyonun bir ifade aracı olarak böylesine yoğun bir şekilde kullanıldığı ilk modern başyapıt olma özelliğine sahip öncü bir resimdir. Hastalık ve ölümlerle kuşatılmış bir yetişme dönemi geçirmiş olan duyarlı bir iç yapının, adeta patlama halindeki bir dışavurumudur çığlık. Resim yüzeyini diyagonal olarak bölen köprünün ardında deniz ve kızıl gökyüzü dalgalanarak bütünleşmiş, mekan boğucu bir atmosferin tüm etkilerini yansıtacak şekilde düzenlenmiştir. Köprünün üzerinde, yoğun bir şekilde deforme edilmiş ve başını iki elinin arasına almış durumdaki figürün çığlığı bu dalgalanan, dönen atmosferde yankılanmakta ve baş döndürücü bir etki yaratmaktadır. Aslında bu atılmamış bir çığlıktır. Bireyin içinde saklı kalmış, bastırılmış, çeşitli sebeplerle dışa vurulmamış bir çığlık. Aynı zamanda bireyin, kendisini kuşatan boşluğun kuvvetli baskısına, diğer bir deyişle ‘varolmanın dayanılmaz ağırlığı’na gösterdiği bir tepkidir. “Bağırmak istedim; bunun beni hafifleteceğini biliyordum, ama utandım.”der Kazancakis. Bu ifade tam da Munch’un atılmamış çığlığına denk düşmektedir.

1890’lı yıllar Munch’un üretken bir dönemini işaret etmektedir. 1894’de Berlin’de ilk gravür ve taşbaskılarını üretmeye başlamıştır. Bu sırada, aralarında Kadının Üç Durumu ve Madonna gibi resimlerin de bulunduğu Hayat Frizi’nin çalışmalarına devam etmektedir. Madonna, doğum ve ölüm kavramlarını ele aldığı önemli eserlerinden birisidir. 1895 tarihli Ayışığı ise, iki yıl önce yaptığı Ses’in bir devamı niteliğindedir; bu kez manzaradan figür kaldırılmıştır.

Bu dönemde Paris, Berlin gibi sanat merkezleri ile Norveç’te yaşamını sürdüren Munch, bir yandan kadın ve kadının erkeğin iç yaşantısındaki yerini irdelediği (Erkek ve Kadın/ 1898, Öpüş/ 1897, Hayat Dansı/ 1897- 99) resimlere yoğunlaşırken, diğer yandan erken kariyerinin değişmez teması olan hastalık ve ölüme de ilgi göstermiştir (Ölüm Döşeği/ 1895, Hasta Odasında Ölüm/ 1895, Ölü Anne ve Çocuk/ 1897- 99).

Ölü Anne ve Çocuk, Munch’a özgü tamamlanmamışlık etkisi ve deformasyon eğilimi ile dikkat çekmektedir. Resim yüzeyine paralel yerleştirilmiş yatakta annenin cansız bedeni, neredeyse bir çizim taslağı olarak bırakılmıştır. Çığlık’taki figür gibi, başını elleri arasına almış olan küçük kız; yatağın önünde, yüzü izleyene dönük olarak durmakta ve bu dramatik olaya tepkisini vermektedir.

1899’da birkaç kez döneceği Köprüde Kadınlar konusunu ilk kez ele alan Munch, 1900 yılında uzun süredir üzerinde çalışmakta olduğu Hayat Frizini tamamlamış ve frizin tamamını 1902 Berlin Sezession’unda sergilemiştir. Bundan sonra Oslo, Paris, Berlin gibi merkezler başta olmak üzere, Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde bulunan, sergiler açan ve siparişlere yanıt veren önemli bir ressam olarak Munch, portre ve manzara çalışmalarına ağırlık vermiştir. 1908 yılında geçirdiği bir sinir krizi sonucu altı ay hastanede yatan sanatçı, yaşamının sonuna kadar üretmeyi sürdürmüş, ancak 1930 yılında geçirdiği bir göz rahatsızlığı çalışmalarını yavaşlatmıştır.

1937’de Nazi yönetimi, Munch’un Alman müzelerindeki çalışmalarından 82’sini ‘yoz sanat’ şeklinde nitelemiş ve çoğunu satmıştır. 1940 yılındaki Alman istilası, Norveçli ressamın hayatının son dönemindeki acı deneyimlerden birisi olmuştur. 1942 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ilk sergisini açan Munch; deforme edilmiş figürler, işlenmemiş yüzeyler ve yoğun renk kullanımı ile olduğu kadar resimlerinde yarattığı atmosfer etkisi ve konuları ile, başta dışavurumcular olmak üzere pekçok 20.yüzyıl sanatçısını derinden etkilemiştir.


Onun Çığlığı, her bireyin atılmamış çığlığı olarak, yapıldığı günden itibaren boşlukta dalgalanmaya devam etmektedir.











Edvard Munch Konusu Hakkında Dahada fazla bilgi almak için Üye olunuz. Üyelik Ücretsiz Tıkla!!!


 

 

 

Son Eklenenler

 

Rastgele Konu

 

Anketler

 
 
Eylül Deniz çarpıcı açıklamalarda bulundu
Zara O evlilik kıyamete kadar bitti
Avrapa yakasında-Hümeyra gitti Ata geldi
Athena tatilde
Bodrumun Asi güzeli Tuba Büyüküstün
Aşk tatili
Ajda beni sansürledi
Prenses Caroline'in gizli Göcek tatili
Şu anda çok mutluyum geçmişi sildim
Rock dinliyor ama ucuz şarap içmiyorum
11 Ağustos'ta Sortie'de
Erbil ailesi Parti'de
Devrim yapmak Hande'ye mi kaldı
Vahşi kızlar buluştu
Şaşırtan düet
Seksi çöl kızı
1 bavul barış hediyesi
Evlilik gereksiz prosedür
Aşkım yarın napıyorsun
Önce elledi, sonra gösterdi
Romantik kaçamak
Adsl Nedir Nasıl Kurulur
Terlemek Nedir, ve Neden Terleriz
Cild Düşmanlarına Savaş Acın
Burcunuza Göre Saç Renginiz
Çabuk Makyajın Sırları
Cildinize Bakıyormusunuz
Damla Damla Güzellik Sırları
Kadını Mutlu Etme Yolları
Artık Küçük Göğüs Moda
Aşk Kadına Neler Yaptırır
Damla Damla Güzellik Sırları
Kizlik zari ne zaman nasil bozulur
Flört Nerde Nasıl Yapılır
Erkek Severse
  Hidatik Kist
Burçlar ve Astroloji cdsi
Neşet Ertaş - Niye Çattın Kaşlarını
Damla Damla Güzellik Sırları
Çocuklar üzerindeki etkileri
genco dizi avatarları
selenanın resimleri
Tıbbi Soyma ve Doku Doldurma İşlemleri
o yaz
malt
Yalın - Zalim
yasemin ergene kimdir
Cisse resimleri
Mircan kaya kimdir
kimlere kurban kesilir
Kırşehir iftar saati
özcan - derin duygular
Sağlık eğitimi
ağlama anam
türk kadınları sekste sınıfta kaldı
Gripin - Böyle Kahpedir Dünya
berksan otomatik şarkısı
Hüseyin Altın - Saçlarıma Aklar Düşürdün
cep telefonu programları
Uyuz
kimse üstüne alınmasın
çanakkale Geçilmez
Ağrılı Cinsel ilişki
PhotoWatermark
reyhan karaca-ayaz gözlüm
senede bir gun
ismail yk - hayatımı mahvettin
Şebnem Ferah - Sigara
nevşehir iftar saati
erzincan da hain saldırı
Seçim olsa kime oy verirsiniz? Oylar
AKP 23,112
MHP 10,449
CHP 10,638
DSP 1,338

Anket
 
 Neolsunki.Com neler var ?
Neolsunki.Com Sitesi: Programlar, fıkralar, animasyonlar, görüntüler, oyunlar, komedi, komik resimler, güncel haberler, bilgiler yemek tarifleri, Rüya tabirleri, aşk sözleri,çeşitli hikayeler, yeni şarkı sözleri, hazır msn nickleri, süper msn ifadeleri, yeni oyun hileleri ile ilgili yardım konuları, bilgisayar yazılım donanım ait bilgiler bedava site anlatımı  yapımı nasıl yapıl cağı hakkında bilgileri sanatçılara ait resimleri hayatları biyografileri bulunmaktadır.İletişim için lütfen form bilgilerini doldurunuz  irtibat için tıkla.
 
Programlar ·  Şarkı Sözleri ·  Oyun ·  Fıkralar ·  Videolar ·  Resim Galerisi ·  Sözler ·  Şiirler ·  Rüya Tabirleri ·  Haberler ·  Msn Özel ·  Hikayeler ·  Dinimiz ·  Cep Telefonu ·   Diziler ·  Yararlı Bilgiler ·  Cinsellik·  Sağlık ·  Kadınlar Özel ·  Erkekler Özel ·  Canlı Tv ·  Webmaster ·  Harika Sözler ·  Ayrılık Mesajları ·  Güzel Sözler ·  Komik Mesajlar ·  Aşk Mesajları ·  Sevgiliye Sözler ·  Yalnızlık Mesajları · Sitemap - 
12361113162125374956Neolsunki.Com © 2007 telif hakkı kanunlarla korunmaktadır...