İşin güç kısmı, adam olmak değil, adam kalmaktır.
 İmsak Vakitleri 
 Bilgi Yarışması 
  
 

Ana Sayfa Forum Oyunlar Fıkralar Videolar Resimler Programlar Şarkı Sözleri Rüya Tabiri Şiirler Güzel Sözler Canlı TV

Süper Menü

 Programlar
 Şarkı Sözleri
 Oyun
 Fıkralar
 Videolar
 Resim Galerisi
 Sözler
 Bilgi Yarışması
 İtiraf et

Hertelden

  Vizyondaki Filmler
 Magazin Haberleri
 Msn Özel (Nickler ifade vs)
 Hikayeler
 Dinimiz
 Cep Telefonu
  Diziler
 Yararlı Bilgiler
 Cinsellik
 Sağlık
 Kadınlar Özel
 Erkekler Özel
 Canlı Tv ( Televizyon)
 Webmaster
 Harika Sözler

Diğer

 Allah'ın Var Olduğunun ?
 Pelin Karahan Resimleri
 Ünlülerin Resimleri
 Karışık Resimler
 Etkileyici Resimler
 Maç Sonuçları Canlı
 Yabancı Ünlüler

Sözler

 Ayrılık Mesajları
 Güzel Sözler
 Komik Mesajlar
 Aşk Mesajları
 Sevgiliye Sözler
 Yalnızlık Mesajları
 Doğum Günü Mesajları
 Komik Sözler
 Youtube Vide indir

 Özlem Mesajları

  Konu : Türkiyedeki dağlar ve ovalar [- Sayfayı yazdır - ]

   


 

1. DAĞ OLUŞUMU (OROJENİK) HAREKETLERİ
Bu hareketler dar zamanda, dar olaylar olarak belirir ve tabakaların duruşunu bozarlar. Hareketler yatay ve dikey olmak üzere iki yönde gelişir. Genellikle, yatay (tanjansiyal) hareketler kıvrılma ve kıvrım dağlarına, dikey hareketler de (radial) kıvrılma ve kırık dağlarına yer verirler. Bununla birlikte, bu iki gurup arasında kesin bir sınır çizmek olanaksızdır. Çünkü, sert tabakalarda kırılma olurken, hemen yanındaki yumuşak tortullar kıvrılabilir. Bu nedenle kıvrım ve kırık dağları birbirinin içine girmiş olarak da uzanırlar. Diğer bir özellik de, yatay ve dikey hareketlerin aynı anda oluşmaları ya da birbiri ardınca gelmeleridir.

Yatay ve dikey hareketler sonucunda oluşan, kıvrılma ve kırık dağları yeryüzünün “Öz Yapı” yüzeyini oluştururlar. Aşağıda işleyeceğimiz yerkabuğu yaylanmaları (epirojenik hareketler) ile dağ oluşumu (orojenik) hareketinin ikisine birden yer kabuğunun yer sanatı (tektonik) öz yapı yüzeyini (strüktür) oluşturur. Dış güçler bu yüzeyi işler, değiştirir ve kendine özgü yer şekilleri doğururlar. Dağ oluşumu hareketleri iki yapı biçimi oluştururlar: Kıvrılma ve Kırılma.

1.Kıvrılma Ve Kırılma Dağları
Jeolojik devirler boyunca iç güçlerin oluşturdukları kabarıklar, yine jeolojik devirler boyunca yine dış güçler boyunca aşındırılırlar. Kabarıklıklar aşındırıla aşındırıla dalgalı bir düzlük durumuna gelir. Bu dalgalı düzlüğe, “Yontukdüz (Peneplen)” adı verilir. Yontula yontula düzleşmiş arazi demektir. Tortullar derin deniz diplerindeki tortulanma alanlarına (jeosenklinallerde) biriktirilirler. Bazen de yeryüzündeki çukurluklarda ve göl çanaklarında tortulanırlar. Yeniden aşındırma, taşıma ve biriktirmelerle çanaklar dolar.Yer yüzü çukurluğu düzleşir, deniz ya da gölün derinliği azalır. Kimi zaman deniz ya da gölün o bölümü, bütünü ile dolarak karalaşır.

Tortullarla dolu olan bir tortulanma çanağı, dengesini yitirmiş ve birbirine yaklaşan iki yer kabuğu bölümü (şole) arasında kalacak olursa; sıkışır. Başka bir sözle, yan basınçlara uğrayınca hacmi daralır. İçindeki yumuşak tortullar daralan bu yere sığmayarak kıvrılır ve su yüzüne çıkar. Bu olaya kıvrılma, oluşan dağlara da kıvrım dağları denir.

Tortulanma çanaklarının su altında ya da yer yüzünde olma özelliğine göre, kıvrılma iki biçimde gerçekleşir. Gerçek kıvrılma ve bükülme. Su altı tortulanma çanaklarında da yan basınçların özelliğine göre, çeşitli kıvrılma biçimleri oluşur. Bunlar da genel olarak düzgün kıvrılma ve düzensiz kıvrılma diye iki grupta toplanır.

a-Düzgün Kıvrılma:
Tortulanma çanağının kenarlarına yapılan basınç eşit değerlerde ise, tabakalar düzgün olarak kıvrılır. Tabaka ya da kıvrım dağı kabarıklığı ve çukurluğu oluşur. Kıvrım dağı ya da kıvrılmış tabakadaki kabarıklığa (kemerleşmeye) “Antiklinal”, çukurluğa (oluklaşmış) da “Senklinal” adları verilir.

b-Düzensiz Kıvrılmalar:
Tortulanma çanağının kenarlarına yapılan basınçlar eşit değerlerde değil ise, “Düzesiz” kıvrılma olur. Basıncın çok olduğu yandaki tortullar, basıncın az olduğu yandaki tortulların üzerine eğilir, devrilir, biner ya da o tabakaların üzerine aşar. Basınç değerleri ayrıcalık çok değilse, basıncın çok geldiği yandaki tabakalar az geldiği yandaki tabakalara doğru eğilir ki, buna “Eğri Kıvrım” denir. Basınç ayrıcalığı çoğaldıkça, tabalar devrilir “Devrik Kıvrım”, birbiri üzerine biner “Binmiş Kıvrım”, biri diğeri üzerine aşar “Aşmış Kıvrım (Şaryajlı Kıvrılma)” biçimleri oluşur.

c-Bükülme (Fleksür):
Katı yer kabuğunun çukurluklarında birikmiş olan tortullar yan basınçlarla etkilenirse, Herhangi bir yerinden bükülür. Bu olaya bükülme, oluşan şekle bükülmüş tabakalar (fleksür) ve bükülme sonucu oluşan basamağa bükülme basmağı denir. Bükülmede tabakalar süreklidir. Tabakalarda kırılma yırtılma olmamıştır. Basınç etkisi ile tabakaların bir bölümü aşağıda kalmış ve aralarındaki bir bölüm bükülmüştür. Bir yörede büküklü yapı çok yer tutarsa, buraya büküklü yöre adı verilir.

Kıvrım bölgelerinde ve kıvrım dağlarında kıvrılma biçimlerinin hepsi bir arada ve birbirinin içine girmiş olarak bulunur. l. Jeolojik Devirde oluşan Kaledoniyen, Hersiniyen ve lll. Jeolojik Devirde oluşan Alp-Himalaya sistemlerine bağlı dağlar, kıvrım dağları olarak oluşmuşlardır. Ancak, zamanımız kıvrım dağları yalnız Alpin (Alp-Himalaya) oluşumlarına bağlıdır. İleride görülebileceği gibi, Kaledoniyen ve Hersiniyen oluşumları kıvrım dağları özelliğini yitirerek, zamanımızın kırık dağları özelliğini kazanmışlardır. Genç kıvrım dağları olan Alpin sistem oluşumları, yeryüzünde Büyük Okyanus’u çevreleyecek biçimde ve büyük bir “H” harfi çizerek uzanır.

2.Kırılma Ve Kırık Dağları
Kıvrılma olayı yatay yönde yerkabuğu hareketleri sonucu oluşurken, kırılma olayı dikey yönlü hareketler sonucu oluşur. Ancak, kırılmanın olabilmesi için dikey yöndeki hareket yeterli değildir. Bu hareketle etkilenen tabakaların kıvrılamayacak kadar sert (berk, rijit) olması gereklidir. Eski yerkabuğu oluşumları bir yandan dış güçlerle aşındırılıp yontukdüz durumuna getirilirken, bir yandan da tabakaları oluşturan taşlar, başkalaşma gibi etkenlerle, sertleşir. İşte, yontukdüz durumuna gelmiş ve sertleşmiş tabakalar dikey yönlü basınçların etkisinde kalınca, daha önce kıvrılıp sertleşerek kıvrılma özelliğini yitirdiği için, yer yer kırılır, çöker ve yükselir. Bu olaya kırılma ve kırılma sonucu oluşan dağlara da “Kırık Dağları” denir. Kırılmalarla oluşan yeryüzü çatlaklarına da “Fay” adı verilir.

Kırılmalarla kırık basamaklarında oluşur. Kırık basamakları da tabakaların bir bölümü kırık çizgisi boyunca yüksekte kalırken bir bölümü alçakta kalır. Kırk çizgisi boyunca kayan tabaka bölümlerinin her birine “kırığın kanadı” denir. Yüksekte kalana “yukarı giden”, alçakta kalana “alta giden” kanat adı verilir. Kırığın kanatları arasındaki basamak, “kırık basamağıdır”. İki kanat arasındaki yükseklik ayrıcalığı bir kaç metreden, binlerce metreye kadar olabilir. Kırılmalara uğramış bir bölgede, kırık çizgileri ya birbirlerine paralel olarak ya da birbirlerini belirli açılarla kesecek biçimde uzanırlar ve kırık ağları oluştururlar. Kırık basamaklarında, tabakalar süreksizdir. Kırılma ve yırtılmalara uğramışlardır. Basamağın yukarı giden yüzeyi, sürtünme etkisi ile, parlar. Buraya fay aynası denir.

Sertleşmiş yontukdüzler basınçlarla etkilenince, yeryüzü çatlakları boyunca üç durum oluşur:

a-Basınç etkisinde kalan tabakalar bütünü ile yükselir. Ancak, kimi yari çok, kimi yeri az yükselir. Kırılma ve kırık basamakları oluşur.

b-Basınç etkisi ile sert tabakalar bütünü ile alçalır. Ancak, kimi yeri çok, kimi yeri az çöker. Kırılma ve kırık basamakları oluşur.

c-Basınç etkisinde kalan sert tabakaların kimi teri yükselirken, kimi yeri çöker. Kırılma ve kırık basamakları oluşur.

Her üç durumda da kırıklarla çevrili yükseklikler ve çukurluklar doğar. Yerkabuğu çatlakları ile çevrili yüksekliklere “Horst”, çukurluklara “Graben (Çöküntü Hendeği)” adı verilir. Bir kırık bölgesinde ya da kırık dağlarında horst ve gabenler birbirini izler. Ancak, horst ve grabenler birbirine eşit genişlikte olabileceği gibi, geniş horstlar dar grabenler ve dar horstlar geniş grabenler de oluşabilir.

Kırılma olayları genellikle sertleşmiş eski kütleler basınçlara uğrayınca oluşur. Zamanımızda, yeryüzünün ilk karaları olan kıta çekirdekleri l. Jeolojik Devrin kaledoniyen ve hersiniyen oluşumları kırılmalara ve kırık dağlarına yer verirler. Çünkü bu oluşumlar önce kıvrılmışlar, aşınmışlar ve sertleşmişlerdir. Alpin hareketleri ve tektonik hareketler sırasında yeniden basınç etkisinde kalınca, yer yer kırılmışlar, yükselmişler ve çökmüşlerdir. Kırk bölgeleri ve kırılma dağları günümüzde Atlas Okyanusu’nu çevreleyecek biçimde uzanırlar. Basınç etkisinin çok yeğin olması durumunda genç ve serleşmemiş oluşumlar da kırılmalara yer verilebilir. Türkiye’nin batısındaki kırık bölgeleri ve Kuzey Anadolu Çöküntü Hendeği gibi.

2.OVALAR
AKarsular tarafından derin olarak yarılmamış, üzerinde kabarıklar bulunmayan ve eğimi oldukça az olan düzlüklere “Ova” adı verilir. Bu düzlüklerde akarsular, genellikle, salınımlar yaparak, yatakları boyunca akarlar. Bafra, Sakarya, Konya, Büyük Menderes ovaları gibi ovalar, bulundukları yerlere göre, ikiye ayrılırlar: çukur ovalar, yüksek ovalar.

1-Çukur Ovalar:
Deniz yüzeyinden olan yüksekliği az ovalara, çukur ova denir. Çukur ovalar deniz kıyıları boyunca uzanırlar. Çukur ovaların denizden yüksekliği en çok 500 m’ye değin olur. Çukurova, Sakarya, Antalya, Ege Bölgesi ve Harran ovası gibi ovalar, birer çukur ovadır.

2-Yüksek Ova: Deniz yüzeyinden olan yüksekliği çok ovalara, yüksek ova denir. Başka bir deyişle, deniz yüzeyinden olan yüksekliği 500 m’den çok ovalar, yüksek ova adını alır. Bunlar genellikle, iç bölgelerde bulunurlar. Konya, Doğubeyazıt, Muş ovaları gibi ovalar, yüksek ovadır.

Ovalarda da, diğer yeryüzü şekilleri gibi oluşum bakımından çeşitlilik gösterirler. Bu özellikler ile dört grupta toplanırlar:

1-Aşıntı (Yontulma) Ovaları: Aşınmalar sonucu oluşmuş ovalardır. Dış güçler yontukdüz ve kabarıklıkları aşındırarak bu ovaları oluştururlar.

2-Çöküntü Ovaları:
Kırılma olayları sonucu oluşmuş ovalardır. Yerkabuğundaki kırılmalardan sonra oluşan çöküntü hendekleri, dış güçlerin birikintileri ile dolar ve düzleştirilirse, çöküntü ovaları oluşur. Batı Anadolu’daki Gediz, Bakırçay, Küçük ve Büyük Menderes, Hatay’ın Amik ovaları gibi.

3-Birikinti Ovaları:
Dış güçlerin taşıyıp getirdiği birikintilerle oluşmuş ovalardır. Genellikle, akarsu biriktirmesi ile oluşurlar. Birikinti konileri gibi. Akarsular taşıdıkları kum, çakıl, kil gibi dağınık Maddeleri hızlarının ya azaldığı ya da bittiği yerde biriktirerek bu ovaları doğururlar. Buraları genellikle, yamaçların eteği, akarsuların genişleyen vadi tabanları ve ağızlarına yakın olan bölümleridir.

4-Alüvyal Ovalar:
Akarsuların taşıdığı alüvyonların, deniz ve göl kıyılarında, sığ yerleri de dolduracak biçimde biriktirilmesi ile oluşmuş ovalardır. Gel-git genliği az iç denizlere dökülen akarsular, taşıdıkları sürüntüleri döküldükleri göl ya da denizin kıyısında biriktirmeğe başlarlar. Zamanla, bu birikinti kıyının sığ yerlerini de doldurarak geniş düzlükler oluştururlar. Böylece oluşan ovalara, alüvyal ovalar adı verilir. Çukurova, Çarşamba ovaları gibi.1. DAĞ OLUŞUMU (OROJENİK) HAREKETLERİ
Bu hareketler dar zamanda, dar olaylar olarak belirir ve tabakaların duruşunu bozarlar. Hareketler yatay ve dikey olmak üzere iki yönde gelişir. Genellikle, yatay (tanjansiyal) hareketler kıvrılma ve kıvrım dağlarına, dikey hareketler de (radial) kıvrılma ve kırık dağlarına yer verirler. Bununla birlikte, bu iki gurup arasında kesin bir sınır çizmek olanaksızdır. Çünkü, sert tabakalarda kırılma olurken, hemen yanındaki yumuşak tortullar kıvrılabilir. Bu nedenle kıvrım ve kırık dağları birbirinin içine girmiş olarak da uzanırlar. Diğer bir özellik de, yatay ve dikey hareketlerin aynı anda oluşmaları ya da birbiri ardınca gelmeleridir.

Yatay ve dikey hareketler sonucunda oluşan, kıvrılma ve kırık dağları yeryüzünün “Öz Yapı” yüzeyini oluştururlar. Aşağıda işleyeceğimiz yerkabuğu yaylanmaları (epirojenik hareketler) ile dağ oluşumu (orojenik) hareketinin ikisine birden yer kabuğunun yer sanatı (tektonik) öz yapı yüzeyini (strüktür) oluşturur. Dış güçler bu yüzeyi işler, değiştirir ve kendine özgü yer şekilleri doğururlar. Dağ oluşumu hareketleri iki yapı biçimi oluştururlar: Kıvrılma ve Kırılma.

1.Kıvrılma Ve Kırılma Dağları
Jeolojik devirler boyunca iç güçlerin oluşturdukları kabarıklar, yine jeolojik devirler boyunca yine dış güçler boyunca aşındırılırlar. Kabarıklıklar aşındırıla aşındırıla dalgalı bir düzlük durumuna gelir. Bu dalgalı düzlüğe, “Yontukdüz (Peneplen)” adı verilir. Yontula yontula düzleşmiş arazi demektir. Tortullar derin deniz diplerindeki tortulanma alanlarına (jeosenklinallerde) biriktirilirler. Bazen de yeryüzündeki çukurluklarda ve göl çanaklarında tortulanırlar. Yeniden aşındırma, taşıma ve biriktirmelerle çanaklar dolar.Yer yüzü çukurluğu düzleşir, deniz ya da gölün derinliği azalır. Kimi zaman deniz ya da gölün o bölümü, bütünü ile dolarak karalaşır.

Tortullarla dolu olan bir tortulanma çanağı, dengesini yitirmiş ve birbirine yaklaşan iki yer kabuğu bölümü (şole) arasında kalacak olursa; sıkışır. Başka bir sözle, yan basınçlara uğrayınca hacmi daralır. İçindeki yumuşak tortullar daralan bu yere sığmayarak kıvrılır ve su yüzüne çıkar. Bu olaya kıvrılma, oluşan dağlara da kıvrım dağları denir.

Tortulanma çanaklarının su altında ya da yer yüzünde olma özelliğine göre, kıvrılma iki biçimde gerçekleşir. Gerçek kıvrılma ve bükülme. Su altı tortulanma çanaklarında da yan basınçların özelliğine göre, çeşitli kıvrılma biçimleri oluşur. Bunlar da genel olarak düzgün kıvrılma ve düzensiz kıvrılma diye iki grupta toplanır.

a-Düzgün Kıvrılma:
Tortulanma çanağının kenarlarına yapılan basınç eşit değerlerde ise, tabakalar düzgün olarak kıvrılır. Tabaka ya da kıvrım dağı kabarıklığı ve çukurluğu oluşur. Kıvrım dağı ya da kıvrılmış tabakadaki kabarıklığa (kemerleşmeye) “Antiklinal”, çukurluğa (oluklaşmış) da “Senklinal” adları verilir.

b-Düzensiz Kıvrılmalar:
Tortulanma çanağının kenarlarına yapılan basınçlar eşit değerlerde değil ise, “Düzesiz” kıvrılma olur. Basıncın çok olduğu yandaki tortullar, basıncın az olduğu yandaki tortulların üzerine eğilir, devrilir, biner ya da o tabakaların üzerine aşar. Basınç değerleri ayrıcalık çok değilse, basıncın çok geldiği yandaki tabakalar az geldiği yandaki tabakalara doğru eğilir ki, buna “Eğri Kıvrım” denir. Basınç ayrıcalığı çoğaldıkça, tabalar devrilir “Devrik Kıvrım”, birbiri üzerine biner “Binmiş Kıvrım”, biri diğeri üzerine aşar “Aşmış Kıvrım (Şaryajlı Kıvrılma)” biçimleri oluşur.

c-Bükülme (Fleksür):
Katı yer kabuğunun çukurluklarında birikmiş olan tortullar yan basınçlarla etkilenirse, Herhangi bir yerinden bükülür. Bu olaya bükülme, oluşan şekle bükülmüş tabakalar (fleksür) ve bükülme sonucu oluşan basamağa bükülme basmağı denir. Bükülmede tabakalar süreklidir. Tabakalarda kırılma yırtılma olmamıştır. Basınç etkisi ile tabakaların bir bölümü aşağıda kalmış ve aralarındaki bir bölüm bükülmüştür. Bir yörede büküklü yapı çok yer tutarsa, buraya büküklü yöre adı verilir.

Kıvrım bölgelerinde ve kıvrım dağlarında kıvrılma biçimlerinin hepsi bir arada ve birbirinin içine girmiş olarak bulunur. l. Jeolojik Devirde oluşan Kaledoniyen, Hersiniyen ve lll. Jeolojik Devirde oluşan Alp-Himalaya sistemlerine bağlı dağlar, kıvrım dağları olarak oluşmuşlardır. Ancak, zamanımız kıvrım dağları yalnız Alpin (Alp-Himalaya) oluşumlarına bağlıdır. İleride görülebileceği gibi, Kaledoniyen ve Hersiniyen oluşumları kıvrım dağları özelliğini yitirerek, zamanımızın kırık dağları özelliğini kazanmışlardır. Genç kıvrım dağları olan Alpin sistem oluşumları, yeryüzünde Büyük Okyanus’u çevreleyecek biçimde ve büyük bir “H” harfi çizerek uzanır.

2.Kırılma Ve Kırık Dağları
Kıvrılma olayı yatay yönde yerkabuğu hareketleri sonucu oluşurken, kırılma olayı dikey yönlü hareketler sonucu oluşur. Ancak, kırılmanın olabilmesi için dikey yöndeki hareket yeterli değildir. Bu hareketle etkilenen tabakaların kıvrılamayacak kadar sert (berk, rijit) olması gereklidir. Eski yerkabuğu oluşumları bir yandan dış güçlerle aşındırılıp yontukdüz durumuna getirilirken, bir yandan da tabakaları oluşturan taşlar, başkalaşma gibi etkenlerle, sertleşir. İşte, yontukdüz durumuna gelmiş ve sertleşmiş tabakalar dikey yönlü basınçların etkisinde kalınca, daha önce kıvrılıp sertleşerek kıvrılma özelliğini yitirdiği için, yer yer kırılır, çöker ve yükselir. Bu olaya kırılma ve kırılma sonucu oluşan dağlara da “Kırık Dağları” denir. Kırılmalarla oluşan yeryüzü çatlaklarına da “Fay” adı verilir.

Kırılmalarla kırık basamaklarında oluşur. Kırık basamakları da tabakaların bir bölümü kırık çizgisi boyunca yüksekte kalırken bir bölümü alçakta kalır. Kırk çizgisi boyunca kayan tabaka bölümlerinin her birine “kırığın kanadı” denir. Yüksekte kalana “yukarı giden”, alçakta kalana “alta giden” kanat adı verilir. Kırığın kanatları arasındaki basamak, “kırık basamağıdır”. İki kanat arasındaki yükseklik ayrıcalığı bir kaç metreden, binlerce metreye kadar olabilir. Kırılmalara uğramış bir bölgede, kırık çizgileri ya birbirlerine paralel olarak ya da birbirlerini belirli açılarla kesecek biçimde uzanırlar ve kırık ağları oluştururlar. Kırık basamaklarında, tabakalar süreksizdir. Kırılma ve yırtılmalara uğramışlardır. Basamağın yukarı giden yüzeyi, sürtünme etkisi ile, parlar. Buraya fay aynası denir.

Sertleşmiş yontukdüzler basınçlarla etkilenince, yeryüzü çatlakları boyunca üç durum oluşur:

a-Basınç etkisinde kalan tabakalar bütünü ile yükselir. Ancak, kimi yari çok, kimi yeri az yükselir. Kırılma ve kırık basamakları oluşur.

b-Basınç etkisi ile sert tabakalar bütünü ile alçalır. Ancak, kimi yeri çok, kimi yeri az çöker. Kırılma ve kırık basamakları oluşur.

c-Basınç etkisinde kalan sert tabakaların kimi teri yükselirken, kimi yeri çöker. Kırılma ve kırık basamakları oluşur.

Her üç durumda da kırıklarla çevrili yükseklikler ve çukurluklar doğar. Yerkabuğu çatlakları ile çevrili yüksekliklere “Horst”, çukurluklara “Graben (Çöküntü Hendeği)” adı verilir. Bir kırık bölgesinde ya da kırık dağlarında horst ve gabenler birbirini izler. Ancak, horst ve grabenler birbirine eşit genişlikte olabileceği gibi, geniş horstlar dar grabenler ve dar horstlar geniş grabenler de oluşabilir.

Kırılma olayları genellikle sertleşmiş eski kütleler basınçlara uğrayınca oluşur. Zamanımızda, yeryüzünün ilk karaları olan kıta çekirdekleri l. Jeolojik Devrin kaledoniyen ve hersiniyen oluşumları kırılmalara ve kırık dağlarına yer verirler. Çünkü bu oluşumlar önce kıvrılmışlar, aşınmışlar ve sertleşmişlerdir. Alpin hareketleri ve tektonik hareketler sırasında yeniden basınç etkisinde kalınca, yer yer kırılmışlar, yükselmişler ve çökmüşlerdir. Kırk bölgeleri ve kırılma dağları günümüzde Atlas Okyanusu’nu çevreleyecek biçimde uzanırlar. Basınç etkisinin çok yeğin olması durumunda genç ve serleşmemiş oluşumlar da kırılmalara yer verilebilir. Türkiye’nin batısındaki kırık bölgeleri ve Kuzey Anadolu Çöküntü Hendeği gibi.

2.OVALAR
AKarsular tarafından derin olarak yarılmamış, üzerinde kabarıklar bulunmayan ve eğimi oldukça az olan düzlüklere “Ova” adı verilir. Bu düzlüklerde akarsular, genellikle, salınımlar yaparak, yatakları boyunca akarlar. Bafra, Sakarya, Konya, Büyük Menderes ovaları gibi ovalar, bulundukları yerlere göre, ikiye ayrılırlar: çukur ovalar, yüksek ovalar.

1-Çukur Ovalar:
Deniz yüzeyinden olan yüksekliği az ovalara, çukur ova denir. Çukur ovalar deniz kıyıları boyunca uzanırlar. Çukur ovaların denizden yüksekliği en çok 500 m’ye değin olur. Çukurova, Sakarya, Antalya, Ege Bölgesi ve Harran ovası gibi ovalar, birer çukur ovadır.

2-Yüksek Ova: Deniz yüzeyinden olan yüksekliği çok ovalara, yüksek ova denir. Başka bir deyişle, deniz yüzeyinden olan yüksekliği 500 m’den çok ovalar, yüksek ova adını alır. Bunlar genellikle, iç bölgelerde bulunurlar. Konya, Doğubeyazıt, Muş ovaları gibi ovalar, yüksek ovadır.

Ovalarda da, diğer yeryüzü şekilleri gibi oluşum bakımından çeşitlilik gösterirler. Bu özellikler ile dört grupta toplanırlar:

1-Aşıntı (Yontulma) Ovaları: Aşınmalar sonucu oluşmuş ovalardır. Dış güçler yontukdüz ve kabarıklıkları aşındırarak bu ovaları oluştururlar.

2-Çöküntü Ovaları:
Kırılma olayları sonucu oluşmuş ovalardır. Yerkabuğundaki kırılmalardan sonra oluşan çöküntü hendekleri, dış güçlerin birikintileri ile dolar ve düzleştirilirse, çöküntü ovaları oluşur. Batı Anadolu’daki Gediz, Bakırçay, Küçük ve Büyük Menderes, Hatay’ın Amik ovaları gibi.

3-Birikinti Ovaları:
Dış güçlerin taşıyıp getirdiği birikintilerle oluşmuş ovalardır. Genellikle, akarsu biriktirmesi ile oluşurlar. Birikinti konileri gibi. Akarsular taşıdıkları kum, çakıl, kil gibi dağınık Maddeleri hızlarının ya azaldığı ya da bittiği yerde biriktirerek bu ovaları doğururlar. Buraları genellikle, yamaçların eteği, akarsuların genişleyen vadi tabanları ve ağızlarına yakın olan bölümleridir.

4-Alüvyal Ovalar:
Akarsuların taşıdığı alüvyonların, deniz ve göl kıyılarında, sığ yerleri de dolduracak biçimde biriktirilmesi ile oluşmuş ovalardır. Gel-git genliği az iç denizlere dökülen akarsular, taşıdıkları sürüntüleri döküldükleri göl ya da denizin kıyısında biriktirmeğe başlarlar. Zamanla, bu birikinti kıyının sığ yerlerini de doldurarak geniş düzlükler oluştururlar. Böylece oluşan ovalara, alüvyal ovalar adı verilir. Çukurova, Çarşamba ovaları gibi.


Türkiyedeki dağlar ve ovalar Konusu Hakkında Dahada fazla bilgi almak için Üye olunuz. Üyelik Ücretsiz Tıkla!!!


 

 

 

Son Eklenenler

 

Rastgele Konu

 

Anketler

 
 
Eylül Deniz çarpıcı açıklamalarda bulundu
Zara O evlilik kıyamete kadar bitti
Avrapa yakasında-Hümeyra gitti Ata geldi
Athena tatilde
Bodrumun Asi güzeli Tuba Büyüküstün
Aşk tatili
Ajda beni sansürledi
Prenses Caroline'in gizli Göcek tatili
Şu anda çok mutluyum geçmişi sildim
Rock dinliyor ama ucuz şarap içmiyorum
11 Ağustos'ta Sortie'de
Erbil ailesi Parti'de
Devrim yapmak Hande'ye mi kaldı
Vahşi kızlar buluştu
Şaşırtan düet
Seksi çöl kızı
1 bavul barış hediyesi
Evlilik gereksiz prosedür
Aşkım yarın napıyorsun
Önce elledi, sonra gösterdi
Romantik kaçamak
Adsl Nedir Nasıl Kurulur
Terlemek Nedir, ve Neden Terleriz
Cild Düşmanlarına Savaş Acın
Burcunuza Göre Saç Renginiz
Çabuk Makyajın Sırları
Cildinize Bakıyormusunuz
Damla Damla Güzellik Sırları
Kadını Mutlu Etme Yolları
Artık Küçük Göğüs Moda
Aşk Kadına Neler Yaptırır
Damla Damla Güzellik Sırları
Kizlik zari ne zaman nasil bozulur
Flört Nerde Nasıl Yapılır
Erkek Severse
  Örümcek Adam 3
ismail yk - Dilinimi yuttun mp3
izel-ah yandım
Zara O evlilik kıyamete kadar bitti
Nil Karaibrahimgil - Bu Mudur
30 ağustos-Ferit Ragıp tuncor
adı yalnızlık
kurani kerim meali
Klasik Masajın Etkileri
Haydi sallayalım dünyayı
ahmet kaya-bahtiyar
hakkın yokki sevgilim
neden şarkısı
Nazan Öncel - Bu Hayat
Bilgisayar atlası
msn ip bul
Paul Klee
estetik ameliyatları nasıl
Özgün - Acıyı Çeken Anlar
kizim diyor
Nejat Uygur yoğun bakımda
yolun acik ola
Hayatta Başarılar Diliyorum
Windows Vista Theme
Gıdıklanırmı
font
aslı enver resimleri2
gidelim buralardan
Norm - Etli Ekmek
Kimdir O şarkısı
Hande Yener - Seni Seviyorumlar Yok
Stefan Zweig
sigara nasıl bırakılır
Pestalozzi
adalet ağaoğlu
Seçim olsa kime oy verirsiniz? Oylar
AKP 23,111
MHP 10,449
CHP 10,638
DSP 1,338

Anket
 
 Neolsunki.Com neler var ?
Neolsunki.Com Sitesi: Programlar, fıkralar, animasyonlar, görüntüler, oyunlar, komedi, komik resimler, güncel haberler, bilgiler yemek tarifleri, Rüya tabirleri, aşk sözleri,çeşitli hikayeler, yeni şarkı sözleri, hazır msn nickleri, süper msn ifadeleri, yeni oyun hileleri ile ilgili yardım konuları, bilgisayar yazılım donanım ait bilgiler bedava site anlatımı  yapımı nasıl yapıl cağı hakkında bilgileri sanatçılara ait resimleri hayatları biyografileri bulunmaktadır.İletişim için lütfen form bilgilerini doldurunuz  irtibat için tıkla.
 
Programlar ·  Şarkı Sözleri ·  Oyun ·  Fıkralar ·  Videolar ·  Resim Galerisi ·  Sözler ·  Şiirler ·  Rüya Tabirleri ·  Haberler ·  Msn Özel ·  Hikayeler ·  Dinimiz ·  Cep Telefonu ·   Diziler ·  Yararlı Bilgiler ·  Cinsellik·  Sağlık ·  Kadınlar Özel ·  Erkekler Özel ·  Canlı Tv ·  Webmaster ·  Harika Sözler ·  Ayrılık Mesajları ·  Güzel Sözler ·  Komik Mesajlar ·  Aşk Mesajları ·  Sevgiliye Sözler ·  Yalnızlık Mesajları · Sitemap - 
12361113162125374956Neolsunki.Com © 2007 telif hakkı kanunlarla korunmaktadır...