Aşkın ilk günleri keyiflidir, heyecanlıdır. Randevular,
buluşmalar, kaçamak bakışmalar, ürkek dokunuşlar... Her kadın en çok aşkın ilk
günlerini sever. Ama kadınların tersine erkekler acelecidir, hemen yatak
odasına geçmek isterler. Oysa her şeyin bir zamanı olduğu gibi sevişmenin de
zamanı vardır.
Her erkek bir ilişkinin başlangıç günlerinde telaşlı ve
aceleci olur. Özellikle de cinsel anlamda erkeklerin çoğu son derece aceleci
davranırlar. "Bir an önce tenlerimizi buluşturalım, ruhların buluşması zaten
beraberinde olur..." Bu cümle sürekli dillerde dolaşır durur. Kadınlar ise bu
bakımdan erkeklerden farklıdır. Onlar romantik günlerin uzatılmasını, yaşanan
tatlı heyecanları daha çok severler.
Ayrıca kadınlar erkeklere oranla seksüel anlamda daha
sabırlıdırlar. Hatta bundan büyük keyif alırlar. Evet, bir ilişkinin ilk
günleri her erkek için çok önemlidir. Ama zannettiğiniz gibi o günlerde
yaşananlar, iki kişinin birbirini tanıma çabaları, ilk günlerin heyecanları
değildir onlar için önemli olan. Ne zaman sevişeceğiz? Bu sorunun cevabını
aramakla, o anın gelip gelmediğini anlamak için yanar tutuşurlar. Karşısındaki
kadınla yaptıkları tüm sohbetler, onlara yönelttikleri tüm soruların altında,
cinselliğe yönelik bir sinyal, beklenen o müthiş anla ilgili ufak da olsa bir
ipucu ararlar. Zaten bu ilk günler de aylarca sürmez. Gerçekten de birkaç gün,
bilemediniz, bir iki hafta...